Yaratıcı Drama Etkinlikleri
Çocuklar, gençler, öğretmenler, kısacası her yaş ve her meslekten katılımcılar için Yaratıcı Drama etkinlikleri…

Günümüzde okul öncesi eğitimden başlayarak üniversite ve lisansüstü eğitime kadar bütün eğitim kademelerinde drama çalışmaları yapılmaktadır. Yalnızca eğitimde değil başka birçok alanda da drama önem kazanmıştır. Öğretmen, öğrenci, öğretim elemanları kurslara katılarak kendilerini geliştirip alanlannda dramayı kullanırken, eğitim ile ilgili olmayan alanlardan bireyler de drama çalışmalarına katılmaktadırlar.

Drama, eğitim ve öğretimde yeni bir oluşumdur. Ezbere dayalı bir eğitim çocuğun zihinsel gelişimini, araştırmayı ve paylaşmayı öğrenmesini engeller. Drama ise çocuğu geliştiren, yetiştiren başlı başına bir eğitim alanıdır. Drama dersleri öğrencilere bir yaşantıyı, bir kavramı, ders ünitelerinden belli konu ya da temayı yaşayarak, canlandırarak, oynayarak öğrenmelerini sağlayan eğitsel bir ortam sağlamaktadır. Drama sürecinde çocuk, gözlemlerini, deneyimlerini, duygularını ve bilgilerini canlandırarak yaşar. Drama yoluyla öğrenme çabuklaştırılır, etkinleştirilir. Drama derslerinin temel amacı; çocuğa hayatı oyunla öğretmek, geleceğe güvenle bakan, kendisiyle barışık olan, ilişkilerinde sağlam temeller kuran bireyler yetiştirmektir.

Drama birçok alanda kullanılabilen bir yöntemdir. Türkçe, tarih, coğrafya, matematik, psikoloji gibi temel derslerden ekonomi, politika, endüstri, insan ilişkileri gibi alanlara kadar çok geniş bir yelpazede drama çalışmalarına yer verilmektedir.

Drama çalışmaları, katılımcılara çeşitli sosyal rolleri ve sosyal problemleri inceleme fırsatı vermektedir. Farklı sosyal problemlerin canlandırılması bireylerin, toplumu ve toplumdaki ilişkileri daha iyi anlamalarını sağlamaktadır. Bu etkileşim sırasında problemlerin çözüm yolları da irdelenmekte, böylece katılımcılar problem çözmeye yönelik çalışmalardan deneyim kazanmış olmaktadırlar.

Sihirli bir yöntem olarak nitelendirilen drama ile insanlar kendilerini daha iyi tanıyabilmekte, yeteneklerini ortaya çıkarabilmektedirler. Dramada temel amaçlar arasında katılımcının kendini diğer bireylerin yerine koyması, böylece de kendisini ve çevresini daha iyi bir şekilde tanıyabilmesi, anlayabilmesi yer almaktadır. Drama çalışmaları ile demokratik davranışlarda bulunan, konular arasında bağlantı kurabilen, bağımsız düşünebilen,  hoşgörülü, yaratıcı bireyler yetiştirmek amaçlanmaktadır.

Drama oyunun gücünü eğitimde kullanan bir alandır. Erken çocukluk döneminden itibaren yetişkinliği de içine alan bütün yaşam dönemlerinde oyuna eğilim vardır. Dramanın oyunsu özelliği, yaratıcı edimlere ve yaratıcılık süreçlerine uygunluğu dikkati çekmekte ve dramanın eğitimde kullanımı söz konusu olmaktadır.

 

Öğrenme, eğitim etkinlikleri içindeki en önemli kavramdır. Eğitimciler en etkili ve kalıcı öğrenme sürecinin ‘yaparak-yaşayarak öğrenme’ olduğu konusunda görüş bildirmektedirler. Drama, ‘yaparak-yaşayarak öğrenme’ bakımından en etkili yöntemlerden biridir. Drama, bir grup etkinliğidir. Dramayı, gruptaki kişilerin geçmiş yaşantılarından, deneyimlerinden yararlanarak bir konu, düşünce veya herhangi bir durumu tiyatro teknikleriyle irdeleme ve yeniden yapılandırma süreci olarak da tanımlayabiliriz. Tiyatrodan en önemli farkı ise sonucun yani oyunun değil sürecin önemli olmasıdır. Drama çalışmalarının sonucunda bir sahne performansı oluşmaz ama birey grupla giriştiği etkileşim sürecinden deneyim kazanarak ve gelişerek çıkar. Tiyatro da ise sonuç yani temsilin başarısı önemlidir. Dramayla birey düşünür, plan yapar, organize eder ve düşüncesini eyleme dönüştürerek uygular. Bu süreçte de yaşantılar yoluyla yeni davranış ve duyguları öğrenir, deneyim sahibi olur. Böylece birey duygularını kontrol edebilme, değiştirebilme, düşüncelerini ifade edebilme, konuşarak iletişim kurabilme gibi yeteneklerini geliştirir.

           

Çocuğun içsel potansiyelinin önemini ve bu potansiyelini özgür ve sevgi dolu çevresel koşullarda aktif yaşantıları sayesinde gelişebileceğini vurgulayan eğitimcilerin görüşü, eğitimde drama tekniğinin temelindeki anlayışlardan biri olarak kabul edilebilir.

 

Bu görüşü vurgulayan Hohmann ve Weikart gibi çağdaş eğitimciler de çocuğun doğrudan doğruya kendi yaşadığı yaşantılar ile ilgili olarak çalışmasının ve düşünmesinin anlamlı olduğunu, başkalarının yaşadığı ya da anlattıklarının değil, kendi yaşantılarının anlamlı bilgi sağlayabileceğini belirtmişlerdir. Anlamlı olan bilgi ise, davranışa yansır ve daha kalıcıdır.

 

Yaratıcı dramanın katılanlara etkisi erken yaşta tanışmış olmaya bağlıdır. Okulöncesi dönemden başlayarak, öğrenme ortamının içine kendiliğinden alınan drama etkinlikleri; tıpkı iyi yazınsal metinler, çağdaş anne baba ve öğretmen ya da yaratıcı bir okul gibi, çağdaş, yaratıcı, demokratik bireyleri yaratmada temel araçlardan birisidir.

Yaratıcı drama alanının günümüzde, özellikle de ülkemizde, yaygın bir alan olma niteliği kazandığı görülmektedir. Dramanın, yayılırken bilimsel, eğitsel, sanatsal ve kültürel boyutlarının ya da niteliklerinin göz ardı edilmemesi önemlidir. Dramayı çekici kılan, çok yönlülüğü ve oynamaya/canlandırmaya dayalı etkili dilidir.  Drama eğitimi de, ancak dramayı bilen öğretmenlerle yapılabilir ya da yapılmalıdır.

Çocuklar, gençler ya da yetişkinlerle yapılan drama çalışmalarının bileşenleri; ısınma ve hazırlık aşaması, canlandırma aşaması (rol oynama, pandomim, doğaçlama vb tiyatro tekniklerinden yararlanılarak oluşturulan aşama ) ve değerlendirme aşamasıdır. Isınma ve hazırlık oyunları; grubun birbirine ısınmasını, konuya ısınmayı ve canlandırmaya hazırlığı sağlayan oyunlardır. Canlandırma, grubun iletişim ve etkileşimini sağlayan, imgelemi geliştiren, anlatımı güçlendiren, duyuları geliştiren ve hedeflenen kazanımlara ulaşmayı sağlayan aşamadır . Değerlendirme aşamasında ise, katılımcılar çalışmayla ilgili görüşlerini bildirirler. Değerlendirme aşamasında drama lideri katılımcılardan gelen dönütlerle hedeflediği kazanımlara ulaşılıp ulaşılamadığını denetler.

Drama çalışmaları;

  • İmgelem gücünü geliştirir.
  • Bağımsız düşünebilmeyi sağlar.
  • İşbirliği yapabilme özelliğini geliştirir.
  • Sosyal ve psikolojik duyarlılık yaratır.
  • Dört temel dil becerisini (konuşma, dinleme, okuma, yazma) kazandırır, dilin kullanım alanlarını ve kalitesini zenginleştirir. Sözel olmayan iletişimin öğrenilmesini sağlar.
  • Yaratıcılık ve estetik gelişimini sağlar.
  • Etik değerlerin gelişmesine olanak sağlar.
  • Kendine güven duyma, karar verme gibi becerilerin gelişmesini sağlar.
  • Farklı olay ve durumlarla ilgili deneyim kazandırır.
  • Kasları hareket ettiren yeni yöntemleri bulmayı, denemeyi ve bedeni çok yönlü geliştirmeyi sağlar.
  • Hata yapma korkusu olmaksızın yeni davranışlar geliştirmeyi sağlar.
  • Sanat formlarına duyarlılık göstermeyi sağlar.
  • Kendini tanımayı sağlar.
  • Kendini ifade etmede gerek duyulan kaynaklara ulaşma gerekliliğini fark ettirir.
  • Bilgiye ulaşmaya ve onu kullanmaya istekli duruma gelmeyi sağlar.

Öğr.Gör. Tülin Tümtürk Yılmaz

Akdeniz Üniversitesi Eğitim Fakültesi

 

E-Posta Listesi
E-bülten servisimize katılarak, güncel duyuru ve haberlerin e-posta adresinize gelmesini sağlayın.
Anket
İletişim Bilgileri
Gelişim Eğitim ve Sanat Merkezi
Telefon: 0.530.642 62 95
Fax: 
Adres: 
E-mail: gelisim.antalya@gmail.com
© 2014 Gelişim Eğitim ve Sanat Merkezi All rights reserved.